Dolar 48,2370
Euro 55,9200
Altın 6.908,74
BİST 14.641,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Paz 28°C
Pts 29°C
Sal 29°C
Çar 29°C

Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör: “Mezuna kalmak yerine üniversite yolculuğuna başlayın!”

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof.

Rektör Prof. Dr. Nazife Güngör:  “Mezuna kalmak yerine üniversite yolculuğuna başlayın!”
REKLAM ALANI
29 Ağustos 2026 12:47
2

Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nazife Güngör, adayların tercih döneminde mevcut olanakları mutlaka gözden geçirmelerini önerdi.

Bugün verecekleri karar bütün hayatlarını etkileyebilir

ARA REKLAM ALANI

Gençlerin çok özel ve kritik bir karar döneminden geçtiğini dile getiren Prof. Dr. Nazife Güngör, “Bir karar verecekler şu sıralarda ve o karar onların bütün hayatını etkileyecek. Dolayısıyla heyecanları da çok haklı, tedirginlikleri de çok haklı, kaygıları da çok haklı. Ama benim onlara önerim, bütün bu kaygıyı, tedirginliği, heyecanı ve gelecek kaygısını muhteşem bir gelecek stratejisine dönüştürmeleri. Çünkü bugün verecekleri bir karar bütün hayat boyu onları etkileyecek; bundan sonraki yaşam tarzlarını, yaşam pratiklerini ve vizyonlarını belirleyecek.” dedi.

“Düşük puan, yüksek puan” diye bakmıyoruz

Sınava giren bütün gençleri gösterdikleri emek nedeniyle kutladığını ifade eden Prof. Dr. Güngör, “Düşük puan alanları da yüksek puan alanları da kutluyorum. Çünkü bunu düşük ve yüksek puan ya da başarı ve başarısızlık olarak nitelemiyoruz. Sonuçta her bir genç arkadaşımız bir puan aldı. Şunu bilsinler ki aldıkları puanla girebilecekleri mutlaka bir yer vardır. Bir programa, bir bölüme, bir üniversitenin programına girebilirler.” diye konuştu.

Aldığınız puan ne olursa olsun açıkta kalmamayı deneyin

İstediği bölüm için yeterli puanı alamayan adayların ilk seçenek olarak “mezuna kalmayı” düşünmesinin doğru olmayabileceğini belirten Prof. Dr. Güngör, şöyle devam etti:

“Bazen tatmin edici bir puan alamıyorlar ya da bir hedef koyuyorlar, sonra o hedefle örtüşen bir puan alamadıkları zaman ‘mezuna kalmak’ gibi bir kavram kullanıyorlar. Ama ben onlara diyorum ki kısa vadede bu aldıkları puanla bir yere girmeyi denesinler. Eğer istiyorlarsa tekrar üniversite sınavının yolu açıktır; bir üniversitede okurken de üniversite sınavına girebilirler. Bir yandan üniversite eğitimlerine başlasınlar, öte yandan hedeflerine yine baksınlar.”

Mezuna kalmak değil, bir yola girmek önemli

Üniversiteye başlayan bir öğrencinin hedeflerini değiştirmesinin veya yükseltmesinin önünde bir engel olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Güngör, üniversite eğitiminin tek yönlü ve değiştirilemez bir yol olarak görülmemesi gerektiğine işaret etti.

“Mezuna kalmayın; bir bölüme girin, herhangi bir programa başlayın. Ondan sonra da gelecek planınızı o program odaklı ileriye doğru tekrar yeni hedeflerle besleyebilirsiniz, hiçbir problem yok.” diyen Prof. Dr. Güngör, öğrencilerin kendi yeteneklerini, yeterliliklerini, becerilerini ve hayata ilişkin motivasyonlarını iyi tanımalarının doğru strateji kurmak açısından önemli olduğunu kaydetti.

Üniversitede okurken yeniden YKS’ye hazırlanmanın mümkün olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Aldıkları puan her ne olursa olsun açıkta kalmamayı denesinler. Bir programa başlasınlar, üniversite eğitimlerine devam ederken hedeflerine de yeniden hazırlanabilirler. Mezuna kalmak yerine bir yola girsinler; o yolda ilerlerken yeni hedeflerle geleceklerini yeniden şekillendirsinler.” dedi.

Hedefinizden vazgeçmek zorunda değilsiniz

Bir programa yerleşmenin asıl hedeften vazgeçmek anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Güngör, “Genç arkadaşlarımızdan biri tıp fakültesi istiyordu diyelim. Öyle bir puan geldi ki tıp fakültesine girme şansı yok ama iki yıllık ön lisans programlarından birine girebilecek düzeyde. İdealler, hedefler büyük kurulmuştur ama sınavda bir terslik olmuştur, o gün odaklanamamıştır, beklediğinin altında bir puan almıştır. Üzülmesin. Hedef tıp olabilir ama ön lisanstan başlar; bir yandan bir program okur, öte yandan çalışmaya ve üniversite sınavına hazırlanmaya devam eder, sonraki yıl tekrar girer.” ifadelerini kullandı.

Alternatif eğitim yollarının da araştırılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Güngör, “Örneğin sağlık hizmetleriyle ilgili iki yıllık bir programa girebilir, onu başarılı şekilde bitirip dikey geçiş olanaklarını değerlendirebilir ve sağlık bilimleri içerisinde kendisine yeni bir yol oluşturabilir. Burada başarıyı yalnızca puanlarla ölçmekten çok hedefleri doğru koymak gerekiyor.” dedi.

Bir yıl beklemek kararsızlığı da sürdürebiliyor

Mezuna kalan adaylarla bir sonraki yıl sınava girecek yeni adayların aynı sınav havuzunda buluştuğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Güngör, “Arkadaşlarımız ‘Bu sene yeterli puan alamadık’ diye mezuna bırakıyor. Sonraki yıl mezuna bırakılanlarla alttan gelenler tekrar birikiyor, sayı daha da katlanıyor.” diye konuştu.

Bekleme sürecinin gençlerdeki belirsizliği uzatabileceğini ifade eden Prof. Dr. Güngör, “O bekleme devam ediyor; o kararsızlık, hedefe giden yoldaki muğlaklık, sis perdesi devam ediyor. Onun için bir an önce yollarını açsınlar, bir yola girsinler. O yolda bir yandan da hedeflerine doğru yeni stratejiler belirlesinler.” ifadelerini kullandı.

Gençlerin yalnızca puan ve sıralamaya bakarak karar vermemeleri gerektiğini de vurgulayan Prof. Dr. Güngör, üniversitelerin akademik kadrolarını, bölümlerini ve sundukları olanakları yakından tanımalarını önerdi.

Üniversite tercihinde önce insan

Üniversite eğitiminin yalnızca meslek ve kariyer edinmekten ibaret olmadığına işaret eden Prof. Dr. Güngör, “İnsanlar hayatta istedikleri başarıya ulaşabilirler, hedeflerine ulaşabilirler, istedikleri kadar para kazanabilirler, prestijli konumlara yükselebilirler ancak hepsinden önemlisi iyi bir insan olmak.” diye konuştu. 

Teknolojinin ve yapay zekânın hızla geliştiği bir çağda üniversite öğrencilerinin teknolojiden uzak durmak yerine onu yönetebilecek donanıma sahip olması gerektiğini belirten Güngör, “Her şeyi bilin, teknolojiyi takip edin, teknolojinin içinde olun, teknolojiyi yönetin ama insan olduğunuzu unutmadan.” mesajını verdi.

Hayatın önünüze çıkardığı fırsatı değerlendirin

Gençlere tercih sürecinde tek bir sınav sonucunun bütün geleceklerini belirlediği düşüncesine kapılmamaları çağrısında bulunan Prof. Dr. Nazife Güngör, önemli olanın harekete geçmek, eğitim hayatının içine girmek ve hedefleri süreç içerisinde yeniden şekillendirmek olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Güngör, “Bir yola girsinler, o yolda bir yandan da hedeflerine doğru yeni stratejiler belirlesinler. Hayat onlara şu anda hangi fırsatı getirdiyse o fırsatı en iyi şekilde değerlendirsinler.” şeklinde sözlerini tamamladı. 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bayi hosting ingilizce kurs dacia yedek parçaları lattice towers endüstriyel otomasyon karadeniz turu kaşe kaban su jeti iç mimar reflü tedavisi utts süt sağma makinesi engelli bakım evi fluence yedek parça plastik üreticisi e imza başvuru Fiat yedek parça kaldırım taşı makinesi