Dolar 47,9514
Euro 56,1308
Altın 6.973,54
BİST 14.396,54
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Açık
İstanbul
30°C
Açık
Cum 29°C
Cts 30°C
Paz 30°C
Pts 31°C

VBKY “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”ni yayımladı

VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi” adlı eserle genişlemeye devam ediyor.

VBKY “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”ni yayımladı
REKLAM ALANI
17 Mart 2026 14:05
73

VBKY’nin felsefe kitaplığı, Ludwik Fleck’in imzasını taşıyan “Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi” adlı eserle genişlemeye devam ediyor. İlk kez 1935’te yayımlanan bu çalışma, Thomas Kuhn’un Bilimsel Devrimlerin Yapısı’na yazdığı meşhur önsözde Fleck’e atıfta bulunmasıyla yeniden keşfedildi. Bu sayede Fleck, Kuhn ve Popper gibi daha popüler figürlerin öncesinde yer alan; çağdaş bilim teorisinin en etkili düşünürlerinden biri olarak anılmaya başlandı. Fleck’e göre bilim, taşların üst üste konduğu doğrusal bir birikim süreciyle ilerlemez. Bilimsel değişim, bir toplumda hâkim olan düşünce tarzlarının yavaş ama sürekli dönüşümüyle şekillenir. Bu düşünce tarzları tarihsel olarak olgunlaşır, toplumsal koşullara tabidir ve onları taşıyan insan topluluklarıyla birlikte âdeta bir “yumak” oluşturur. Fleck’in kavramsallaştırmasıyla düşünce kolektifleri, yeni problemlerin görülmesine ve ele alınmasına imkân tanıyan dinamik bir alan yaratır. Kuhn’un kesintili devrimlere dayalı modelinin aksine Fleck, sürekli işleyen bir yeniden biçimlenme sürecine işaret eder. Bu sürecin varsayımları, çoğu zaman üyelerini onların farkında bile olmadığı biçimlerde dönüştürür.

“Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi”, yalnızca bilim tarihine dair bir inceleme değil; düşüncenin toplumsal örgütlenişine, bilginin nasıl mümkün olduğuna ve “gerçek”in kolektif doğasına dair eskimeyen bir manifesto. Okurunu, bilimi ve hakikati bireysel keşiflerin ötesinde, birlikte kurulan bir süreç olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

ARA REKLAM ALANI

Kitaptan:

“Bazı gerçekler vardır ki; bunları bilme mekanizmamıza eleştirel bir biçimde yaklaşamayız. Örne­ğin “normal bir insanın iki gözü vardır” yargısı bizim için kendili­ğinden anlaşılır bir hâle gelmiştir ve artık bir bilgi gibi görünmez. Bu tür bir bilme eyleminde kendimizi etkin hissetmeyiz; bizden bağımsız, “Varoluş” veya “Gerçeklik” denen bir gücün karşısında tamamen pasif durumdayızdır. Tıpkı günlük ritüelleri ya da alış­kanlıkları mekanik olarak sürdüren biri gibi davranırız: Bu tür eylemlerde artık özgürlük söz konusu değildir, aksine, bu şekilde davranmaya ve başka şekilde davranmamaya yönelik bir zorlan­tı söz konusudur. Ya da kitlesel bir harekete katılan bir adamın durumuyla da benzerlik kurulabilir. Örneğin basit bir borsacı pi­yasadaki düşüş nedeni ile oluşan panik satışlarını dışsal bir güç, gerçek bir varlık olarak algılar. Ancak kendisinin de bilincinde olmadan kapıldığı telaşın bu düşüşe katkıda bulunduğunu fark etmez. Dolayısıyla günlük yaşama ait yerleşik gerçekler episte­molojinin konusu olmaya pek de uygun değildir. Klasik fiziğe ait gerçeklere gelince burada da pratik bakı­mından alışkanlık, teori bakımındansa tüketilmişlik söz konusu­dur. Dolayısıyla tarafsız bir araştırmanın ilkelerine en uygun ola­nın, keşfi çok da gerilere uzanmayan ve epistemoloji tarafından henüz tüketilmemiş “daha yeni bir gerçek” olduğu kanısındayım. Tıbbi bir gerçek, ki önemi ve uygulanabilirliği inkâr edilemez, tarihsel ve fenomenolojik olarak son derece zengin olduğundan araştırmamız için oldukça kullanışlıdır. Ben bu araştırma için en iyi şekilde kanıtlanmış tıbbi gerçeklerden birini, yani Wasser­mann Reaksiyonu’nun sifilisle ilişkili olduğu gerçeğini seçtim. Öyleyse soru şudur: Tecrübeye dayanan bu gerçek nasıl ortaya çıkmıştır ve nelerden oluşur?“

 Yazar Hakkında;

1896 yılında Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda, Lviv kentinde doğdu. Tıp eğitimini Lviv Üniversitesi’nde tamamladı ve erken dönem çalışmalarını iç hastalıkları ve mikrobiyoloji alanlarında yürüttü. II. Dünya Savaşı sonrasında Polonya’da çeşitli araştırma laboratuvarlarında ve tıp enstitülerinde görev yaptı. Bu dönemde hem tıbbi araştırmalar hem de bilim felsefesi üzerine teorik ve pratik çalışmalar yürütmeye devam etti. 1956’da İsrail’e göç eden ve 1961 yılında burada ölen Fleck, bilimsel gerçeklerin toplumsal yapısını gösteren öncü yaklaşımıyla 20. yüzyılın en etkili bilim felsefecileri ve sosyologlarından biri olarak kabul edilir.

KÜNYE

Yayınevi: VBKY

Kategori: Felsefe        

Yazan: Ludwik Fleck

Türkçesi: Elif Hilal Fertellioğlu

Kitabın adı: Bilimsel Bir Gerçeğin Doğuşu ve Gelişimi 

Proje Editörü ve Son Okuma: Halid Metin Yolcu

Kitap Editörü: Saygın Günenç 

Kapak ve Sayfa Uygulama: Faruk Özcan   

Sayfa sayısı: 256

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

REKLAM ALANI
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bayi hosting ingilizce kurs dacia yedek parçaları lattice towers endüstriyel otomasyon karadeniz turu kaşe kaban su jeti iç mimar reflü tedavisi utts süt sağma makinesi engelli bakım evi fluence yedek parça plastik üreticisi e imza başvuru Fiat yedek parça kaldırım taşı makinesi